“3 Başkan İstifasını Verdi, 3 Başkan Daha Var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Bizim nazarımızda Boko Haram’la FETÖ ya da DEAŞ arasında hiçbir fark olmadığını ifade etmek istiyorum. Adı, iddiası, amacı ne olursa olsun, bu örgütlerin tamamı masumların kanlarıyla beslenen katil sürüleridir.” şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin, “Türkiye, Nijerya’nın terörle mücadele konusundaki çalışmalarına ne gibi destekler verecek?” sorusu üzerine Erdoğan, Nijerya’nın Boko Haram ile mücadelesinde en önemli dayanışmanın istihbarat olduğunu belirtti.
İstihbarat konusunda Nijerya’nın istihbarat örgütü ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın dayanışmasının önem arzettiğini vurgulayan Erdoğan, bu dayanışmayla her türlü bilgi alışverişi yapılarak bunların yollarının kesilmesi gerektiğini ifade etti.
“İstanbul limanı kullanılarak Nijerya’ya gerçekleştirilen silah ithalatı konusunda Türkiye ne gibi adımlar atacak?” sorusuna ise Erdoğan, “Biri Dubai çıkışlı İstanbul üzerinden, diğeri İstanbul çıkışlı bin adet av tüfeğiyle ilgili bir sorun. Olayda her iki konteynırda da gümrük beyannamelerinde bir usulsüzlük söz konusu. Her iki usulsüzlük de Türkiye dışında ne yazık ki yapılmış. Gümrük Müsteşarlığımız konuyu muhataplarıyla görüşüyor. Olay en kısa zamanda aydınlatılacak. Böylece bu konudaki gizli kapaklı kalan herhangi bir şey olmayacak.” yanıtını verdi.
“Şimdi 3 belediye başkanımız daha var”
Bazı belediye başkanlarından istenen istifalara ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Şu an itibarıyla üç belediye başkanımız istifalarını verdiler. Şimdi üç belediye başkanımız daha var. Onların da istifalarını en kısa zamanda vereceklerine inanıyorum. İlgili arkadaşlarımız görüşmeleri yaptılar ve şu anda da zannediyorum bu istifayı vermenin onlar da hazırlığı içerisindeler. Aksi takdirde, yine söylüyorum, gereği ne ise gereği yapılacaktır. Çünkü yetkili kurullarımız, bu konuyla ilgili kararını vermiştir. Şu anda bizim sürecimiz arkadaşlarımızla ilgili özellikle bir olumsuzluk sürecini tahrik etmek değil tam aksine teşkilatımızın bu noktada varmış olduğu bir karar sürecidir. Bu karar sürecini biz kendileriyle de değerlendirdik ve ona göre de burada böyle bir adımın atılmasının gereğini söyledik. Çünkü biz sıradan bir parti değiliz. Bu bir sıradan hareket de değildir. Bu bir davadır. Dolayısıyla bu davanın içerisinde yer alan arkadaşlarımız bu sistemin nasıl çalıştığını aslında çok iyi bilirler. Çok iyi bildiklerine göre de onlar da bize kalmadan gereğini yaparlar, yapmaları lazım. Bunu kendilerine zaten tebliğ ettik. Ben, Başbakan arkadaşım ve konuyla ilgili sorumlu Genel Başkan Yardımcım.”
Ankara, AA

Top News