“Birlikte Yaşama Aşkı Var, Allah Bunu Bizden Almasın”

Vali Ali Kaban, Hazreti İmam Zeynel Abidin Türbesi Kültür Vakfı ile CEM Vakfı Malatya Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği Aşure İkramı etkinliğine katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunuşu ile başlayan programa Baro Başkanı Av. Enver Han, İl Jandarma Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz, İl Emiyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, Yeşilyurt Belediyesi Başkanı Hacı Uğur Polat, Fırat Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Havva Eksilmez, İl Müftüsü Ümit Çimen, Hz. İmam Zeynel Abidin Türbesi Kültür Vakfı Başkanı Doğan Karaduman, CEM Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Merkezi Başkanı Hasan Meşeli, vakıf ve dernek yöneticileri, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Şevket Keskin, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Evren STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Hz. İmam Zeynel Abidin Türbesi Kültür Vakfı Başkanı Doğan Karaduman, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Merkezi Başkanı Hasan Meşeli, İl Müftüsü Ümit Çimen katılımcılara hitaben birer konuşma gerçekleştirdiler.
Vali Kaban yaptığı konuşmada, “Biraz önce buraya gelirken buradaki türbeyi gördüm. Türkiye’nin değişik yerlerinde benzer değişik türbeler gördük. Sadece buralara özgü bir durumda değil Türkiye’nin her yerinde bu tip türbeler bir şekilde hayatımızı renklendiren gerçekten bizi biz yapan, bize değer katan, renk veren yapılar. Bu bir şeyi gösteriyor ki Türkiye Müslümanlığı, Anadolu Müslümanlığı bu geçtiğimiz bin küsür yılın içerisinde ortalama herkesin kabul edebileceği, herkesin içine sindirebileceği bir şekil almış bir yapıdır. Burada camileri, türbeleri yıkan katı bir din düşüncesine rastlayamazsınız. Olsa da çok fazla tutunamaz. İşte biz bu geçtiğimiz bin küsür yıl içerisinde öyle insanlara uygun, insanlığa uygun gayet güzel bir din anlayışını yerleştirmişiz. Geçmişin bizi ayıran tartışmalara sebep olan bir kısım tartışmalı hususlarını aşıp ortak bir noktada buluşabilmişiz.
Oysa önümüzde bir yeni yüzyıl, yeni bir bin yıl yatıyor. Bizler nesiller olarak bir bin yılın bitişini kendisine görmek nasip olan bir nesiliz. Yeni bir bin yıl önümüzde uzanırken burada bizden beklenilen şey alabildiğine uç, alabildiğine kavgacı, alabildiğine tartışmacı, alabildiğine birbirinden uzaklaşan, hurafelerin gölgesine sığınan bir insan bir topluluğu olmak değil. Bizden beklenilen eğer 21’inci yüzyılda devam edeceksek bilimin ve tekniğin aydınlığında geleceğimiz bir zaman dilimidir. Aksi takdirde hayallerin, hurafelerin karanlığıyla çok fazla ileri gitme şansımız gözükmüyor. Toplum olarak da birbirimizden nefret eden aramızdaki ayrılıkları körükleyen bir toplum yapısı olarak gene uzaklara gitme şansımız gözükmüyor. Mecburuz toplum olarak bizi bir araya getirecek, bizi bir arada tutacak, bir arada askeri olarak barış içinde birlikte yaşama kıstaslarımız oluşturacak hususları öne çıkartmak zorundayız. Bireyler olarak da çok kolay bir şekilde bir kolaycılığa kaçıp nefreti değil sevgiyi, birbirine saygıyı, hürmeti öne çıkartacak konuları hem yaşamak ve hem yaşatmakla mükellefiz.
Elbette geçmiş sadece güzel bir şeylerle dolu değildir, geçmişte çok sıkıntılı şeyler var. Eğer tarihimizi çok ucuzcu bir şekilde ele alırsak şairin dediği gibi ‘eğer tarih tamahkar bir tüccara dönerse birbirimizi boğazlama sebebimiz olur’  bu böyle olursa da toplum olarak barış içerisinde, müreffeh, huzurlu bir yaşam sürdürme şansımız ortadan kalkar. Ben bu zeminlerde şunu görüyorum ve bundan dolayı da bir idareci olarak çok büyük mutluluk duyuyorum. İnsanların gözlerinde bu zeminlerde, bu zamanlarda geleceğe dair bir umut, bir birlikte yaşama aşkı ve şevki var, Allah bunu bizden almasın, biz bununla gidelim.
Aksi takdirde biraz önce dedelerimiz de ifade ettiler, müftümüz de ifade ettiler ne dinimizi ayakta tutma, ne devletimizi ayakta tutma ne de bu toprakları elimizde tutma şansımız yok. Ben buradaki bu temennilerini hep bir ağızdan hep bir gönülden hep bir yürekten İşte bu birlikte devam etme arzusuyla geleceğe doğru umutla gittiğini düşünüyor, görüyor ve bundan da büyük mutluluk duyurum. Muharrem münasebetiyle tutulan oruçların, bu dökülen aşların Allah nezdinde kabul edilmesini temenni ediyorum, hepinizi Saygıyla sevgiyle selamlıyorum” dedi.
Aşure ikramından sonra Vali Kaban, beraberindekiler ile birlikte Hz. İmam Zeynel Abidin Türbesi’ni ziyaret ederek dua ettikten sonra buradan ayrıldı.
Bülten







Top News